Olmayan Yazı

Selam bütün blog tanecikleri ve bezelye tohumcuklarından katil balina olduğunu sanan dost pıtırcıkları.

Hepiniz iyisinizdir umarım, hatta çok iyisinizdir umarım ve hatta umarım.
Ummak insanları ummanlara götüren büyüklerine saygı, küçüklerine sevgi pıslatan mühimmiyatlı bir erdemdir, ama erdemlerin en önemlisi duyguyu yüklenebilmektir.

Evet, ben duygu yüklü bir uzay gemisi oldum. Niye mi oldum? Çünkü ben erdemlerin en önemlisine sahipmişim demek oluyormuş bu.

Sanırım sizi rahatsız etmeye geldim, içimden gelen rahatsız etmek fiiliyatta da gerçekleşirse ancak ben şahsen kendim olabilirim. Nasıl ki dağ başını duman alır gümüş dere durmaz akar ise, muhtaç olduğumuz kudret de damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur sözüyle beraber denizlere yelken açıp özgürlük şarkıları söyleyerekten aşkımızı yaşayabiliriz.

Aşk ne garip bir şey değil mi arkadaşlar, hem üç harfli hem tek heceli hem de ortasında ş var.

İşte bu yüzdendir ki bu kelimecik bu kadar güçlüdür.
Gücünü protein tozlarından aldığı iddia edilse de eski mektuplaşmaların tadı hiçbir ş de yokmuş.

Eskiden kimse kimsenin fontuna küfretmeden mutlu mutlu, yarı depresif ,yarı manik, pek pesimist ama çok şen şakrak ne güzel yazar imiş.

Bir devir geldi geçti artık yani anlayacağınız ya da anlayabileceğiniz veyahut anlamak istediğiniz yağmur damlacıkları akar imiş kalplere.

Utangaç ama soytarı, soytarı ama idealist, idealist ama tembel, tembel ama başarılı bir dönem geçmiş gitmiş, yanmış bitmiş kül olmuş.

Klavye şakırdıları arasında, yanlışlıkla caps lock a basmama içgüdüsüyle devam eder bu anlamsız gibi görünen, anlamsız ama soytarı, soytarı ama manidar cümleler topluluğu ama sadede gelecek olursam;

Şimdi bir MARKDOWN belası var ama o da buranın konusu değil.

Ne biçim bir yazı oldu bu da böyle…müzikti videoydu yutuptu da bırakmıyorum işte…

 


Story & Image Copyright : OTahirZGN
ZAK000.png

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.